<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AHMET YURTSEVEN</title>
	<atom:link href="http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr</link>
	<description>Bir Makineci &#38; Bir Gemici</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 11:37:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Yüksek Lisans yapmalı mı?</title>
		<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=183</link>
		<comments>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=183#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 11:28:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doctoryk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=183</guid>
		<description><![CDATA[Merhabalar; Uzun aradan sonra yeniden buradayım. Bu arada Yüksek Lisans&#8217;dan mezun olup , doktora peşine düştüm. Bir aralık buldum hemen siteme yazayım dedim. Çoğu arkadaşımdan duyduğum bir soru oldu bu süreçte: &#8220;Yüksek Lisans yapmalı mı?&#8221;, ben de o arkadaşlara deneyimlerimi, gerçekte ne olup bittiğini anlatmaya başladım. Hadi bir kez de burada anlatayım. Yüksek Lisans aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Yüksek Lisans" src="http://www.alialtugkoca.com/word/wp-content/uploads/2009/01/2_grads.jpg" alt="Yüksek Lisans" width="400" height="266" /></p>
<p>Merhabalar;</p>
<p>Uzun aradan sonra yeniden buradayım. Bu arada Yüksek Lisans&#8217;dan mezun olup , doktora peşine düştüm. Bir aralık buldum hemen siteme yazayım dedim. Çoğu arkadaşımdan duyduğum bir soru oldu bu süreçte: &#8220;Yüksek Lisans yapmalı mı?&#8221;, ben de o arkadaşlara deneyimlerimi, gerçekte ne olup bittiğini anlatmaya başladım. Hadi bir kez de burada anlatayım.</p>
<p>Yüksek Lisans aslında Lisans eğitim ile Doktora eğitimi arası bir geçiş süreci&#8230; Lisans eğitiminde gerçekten hiç bilmediğimiz konularda yeni şeyler öğrendik. Hepimiz öyle veya böyle iyisi ile kötüsü ile bir meslek sahibi olduk. (Bu işe girdiğimiz anlamına gelmez!) Ardından da alıştığımız şeye (okumaya) devam etsek mi diye sorar olduk. Piyasadaki insanlara baktığımızda işin tam göbeğinde olduklarında da çok şey öğrendiler. Bizim gibi bazı arkadaşlarda yükseğe devam ettik. Lisans eğitiminde bize öğretmedikleri (bilerek ya da bilmeyerek) bazı konular oldu. Bunlar aslında sağlam bilgiye nasıl ulaşılır konusuydu. Hepimiz ya mühendis olduk ya doktor ya avukat ya da her hangi bir şey. Ama sadece bize verilenler ve google.com dan aratıp bulduğumuz bilgilerden yararlanarak geliştirdik kendimizi. Aslında dinamik olarak doğru mesleki bilgileri elde edemedik. Bize verilen bilgiler ya çok temeldi ya da çok eski.</p>
<p>İşte Yüksek Lisans&#8217;da bizlere &#8220;makale&#8221;, &#8220;tez&#8221;, &#8220;patent&#8221; ismine ne derseniz deyin orjinal ve yeni çalışmalara erişmeyi, okumayı, incelemeyi ve öğrenmeyi öğrettiler. Gerçekten kendi sektöründe &#8220;uzman&#8221; olmayı hedefleyen arkadaşlara ben yüksek lisans değil doktora öneriyorum. Ama malesef Yüksek Lisans okumadan da doktora yaptırmıyorlar. Ama ben uzmanlık hedefinde değilim ben sektörde olan olay kadarını öğreneyim derseniz kesinlikle Yüksek Lisans bir vakit kaybı. Yüksek Lisans aslında Lisans eğitiminin 4de 1 bile değildir. Ama Doktora eğitiminin yarısıdır. Varın gelin gerisine siz karar verin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ahmet YURTSEVEN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2&#038;p=183</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deprem gerçeği ve mühendislik gereksinimi</title>
		<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=166</link>
		<comments>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=166#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Nov 2011 09:41:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doctoryk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Herkese Merhabalar; Geçtiğimiz günlerde çok acı bir afet geçirdik. Bu Türkiye&#8217;deki herkesin ağzında olan &#8220;Deprem Gerçeği&#8221; pelesenkini tekrar gündeme getirdi. Baktığımızda 1999 depremi sonrası alınan önlemler ve denetimler kötünün iyisi denebilecek bir kıvamda yeni yapılan yapı stoğu üzerine bazı iyileştirmelere yardımcı oldu. Fakat nasıl oluyorsa bu tarih öncesinde yapılan yapılara bir türlü dokunulamıyor. Bir mühendis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Deprem" src="http://www.psikolojimagazin.com/f/Tribute_to_Haiti_Earthquake_by_Gejsi.jpg" alt="Deprem" width="250" /></p>
<p>Herkese Merhabalar;</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde çok acı bir afet geçirdik. Bu Türkiye&#8217;deki herkesin ağzında olan &#8220;Deprem Gerçeği&#8221; pelesenkini tekrar gündeme getirdi. Baktığımızda 1999 depremi sonrası alınan önlemler ve denetimler kötünün iyisi denebilecek bir kıvamda yeni yapılan yapı stoğu üzerine bazı iyileştirmelere yardımcı oldu.</p>
<p>Fakat nasıl oluyorsa bu tarih öncesinde yapılan yapılara bir türlü dokunulamıyor. Bir mühendis olarak da mevcut sorunlara çözüm olması için fikirler uçuşmaya başladı. Beni buna iten asıl neden tonlarca beton altında kalarak can veren insanlardır. Yapıların güçlendirilmesi ve en ideali olarak yıkılıp yerine yenilerinin yapılması yadsınamaz bir gerçek. Fakat mevcut yapılara bu denli iyileştirmelerde bulunmadan daha hızlı ve düşük maliyetli bir şekilde bu binaların ayakta kalmasını (en azından insanların içinden canlı çıkabileceği kadar) sağlayacak bir mühendislik çözümüne ihtiyacımız var.</p>
<p>Bilmiyorum bu yazıyı kaç kişi okuyacak ama tezimi teslim ettikten sonra bu konu üzerine çalışmayı planlıyorum ve de buna ilgili olan tüm arkadaşları bu çalışma içerisinde bulunmaya davet ediyorum.</p>
<p>Allah bizleri her türlü felaketlerden korusun.</p>
<p>Ahmet YURTSEVEN</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2&#038;p=166</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devler hep birilerinin üzerine basarak mı büyür?</title>
		<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=159</link>
		<comments>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=159#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2011 19:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doctoryk</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz aylarda Microsoft&#8217;un doğuşunun anlatıldığı, bugün de facebook&#8217;un kuruluşunu anlatan filmleri izledim. İki filmde de ortak olarak gördüğüm şey kurucular yola çıktıkları arkadaşlarını hep satmışlar. Girişimci olmak için uğraştığımız şu dönemde bu gibi &#8220;BAŞARILI&#8221; girişim hikayelerini ve süreçlerini izlemek insana değişik duygular kazandırıyor. En başarılı işleri oluşturmak aslında çok da temiz başlayan serüvenler değillermiş. İster [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz aylarda Microsoft&#8217;un doğuşunun anlatıldığı, bugün de facebook&#8217;un kuruluşunu anlatan filmleri izledim. İki filmde de ortak olarak gördüğüm şey kurucular yola çıktıkları arkadaşlarını hep satmışlar.</p>
<p>Girişimci olmak için uğraştığımız şu dönemde bu gibi &#8220;BAŞARILI&#8221; girişim hikayelerini ve süreçlerini izlemek insana değişik duygular kazandırıyor. En başarılı işleri oluşturmak aslında çok da temiz başlayan serüvenler değillermiş. İster microsoft olsun ister apple ister facebook yola çıkarken yanlarında bulunan arkadaşlıklar para ile birlikte satılmış.</p>
<p>Bir şey anlıyor gibiyim. Arkadaşınla iş yapmamak en güzeli. En azından arkadaş olarak kalmak istediğin insan ile iş yapmamak çok önemli. Arkadaşlık dostluk gibi temiz duygulara para gibi pis birşey bulaştığında o tertemiz duygular yerini kapkara bir tabloya bırakabiliyor.</p>
<p>Ahmet YURTSEVEN</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2&#038;p=159</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sizce ne olacak ?</title>
		<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=115</link>
		<comments>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=115#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Mar 2011 10:35:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doc</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyurtseven.com/web/?p=115</guid>
		<description><![CDATA[Dün sabah tüm dünyayı sarsan bir olay oldu. Japonya 8.9 büyüklüğünde sallandı. 10 metreden daha yüksek dalgalar bir jet uçağı edasıyla şehirleri yuttu. Dünya teknolojisinin en büyük lokomotifi olan bu ülke de dahi dev şirketler (Sony,Honda,Fuji,Toyata&#8230;) üretimi durdurdu. Bakalım Japon borsası ne hale gelecek ve dünya ekonomisine yansıması ne olacak acaba? Nükleer santralde sızıntı haberini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün sabah tüm dünyayı sarsan bir olay oldu. Japonya 8.9 büyüklüğünde sallandı. 10 metreden daha yüksek dalgalar bir jet uçağı edasıyla şehirleri yuttu.</p>
<p>Dünya teknolojisinin en büyük lokomotifi olan bu ülke de dahi dev şirketler (Sony,Honda,Fuji,Toyata&#8230;) üretimi durdurdu. Bakalım Japon borsası ne hale gelecek ve dünya ekonomisine yansıması ne olacak acaba?</p>
<p>Nükleer santralde sızıntı haberini de Japon medyası duyurmaya başladı. Görmemiz gereken çok önemli bazı noktalar olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Bunlardan en önemlisi Yüce Yaradan&#8217;ın taktir ettiği bir şeyin önünde hiç bir şeyin duramayacağıdır. Siz istediğiniz kadar yükseklerde yer tutun, yaradan istediğinde pasifik okyanusunu kafanıza geçirebilir. İstediğiniz kadar sağlam, istediğiniz kadar teknolojik yapılar inşa edin bir kaç saniyede yerle bir olduğunu göreceksiniz. Burada anlaşılması gereken dünya üzerinde egemen tür her ne kadar insan olsa da insanlığın yok olması bir kaç saniyeden öteye gitmeyebilir.</p>
<p>İnsanın bu olayları gördüğünde koca evrendeki minicik bir galaksideki minicik samanyolunda bulunan minicik dünyanın üzerindeki minicik topluluklar içerisindeki minicik bizi tahayyül etmesi doğru yolu bulması için bence fazlasıyla yeterli. Yaptığımız şeyleri Yüce Yaradan&#8217;ın rıza için yapmadıktan sonra saydığım bunca maddenin içerisinde bir su damlası kadar mana ifade etmeyecektir.</p>
<p>İkinci ders alınması gereken noktaya baktığımızda ise memleketimizin durumu. Görün bakın teknolojisiyle dünyaya şekil veren bir ülke bu kadar aciz bir duruma düşebiliyorsa, bizim aciz düşmeyecek gibi davranmamız çok da akıl karı değil.</p>
<p>Evet! deprem hayatın gerçeği bunu herkes söylüyor ama sadece o kadar. insanımız depremi hissetmedikten sonra asla gerçek olduğuna inanmıyor. Onu hatırlamıyor, onu düşünmüyor&#8230; Hazırlanmak için ne aklını harcıyor ne enerjisini. Ben deprem dönüşüm projesinin pilot bölgesinde oturuyorum. Ama ne yazık ki bir arpa boyu yol alamamış bir pilot bölge.</p>
<p>Bu cümlelerden sonra yerel yönetime veya başımızdaki yönetici kadroya giydireceğimi düşünüyorsunuz.. Malesef bu sefer yanıldınız. Yapılan hamlelerde yönetimin hiç  suçu yok diyemem ama işin biraz içinde bulunduğum sürede anladım ki iş yönetimde değil bizde bitiyor. Vatandaş evini vermiyor. Verilen teşviki kabul etmiyor. &#8220;Hem karnım tok, hem böreğim tam olsun!&#8221; felsefesiyle yönetime yükleniyor. Benim evime dokunma ama benim eviminde başıma göçmesine mani ol.</p>
<p>Böyle bir fizik dünya üzerinde malesef yok. Ey Türk Halkı size sesleniyorum. Bilinçlenmemek için ne olur direnmeyin. Bilinci de  illa ki başkasından beklemeyin.</p>
<p>Siz araştırmıyorsanız bizlere ulaşın biz araştıralım, ister çay sohbetinde ister özetlenmiş bir yazı da sizlere gerçekleri anlatalım. Elele veremezsek Japonya yanımızda hiç kalacak. Bütün şerlerden, musibetlerden, afetlerden Yüce Allah&#8217;a sığınırım.</p>
<p>Ahmet YURTSEVEN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2&#038;p=115</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni dönemime başlangıç</title>
		<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=103</link>
		<comments>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=103#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 11:18:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doc</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyurtseven.com/web/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[Yazmayalı baya zaman oldu. Malesef vakit bulamadım. Hayatımda bir çok değişim oldu buraya yazmayalı. Allah&#8217;a şükürler olsun ki artık işsiz değilim Yıldız Teknik Üniversitesi&#8217; nde Araştırma Görevlisi olarak göreve başladım. Yüce Allah inş. Prof. olduğumuz dönemleri de görmemizi nasip eder. Bundan sonra ne yapacağım konusuna gelirsek, inş. yenilenebilir enerji üzerine çalışma hayalim hala devam ediyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazmayalı baya zaman oldu. Malesef vakit bulamadım. Hayatımda bir çok değişim oldu buraya yazmayalı. Allah&#8217;a şükürler olsun ki artık işsiz değilim <img src='http://www.ahmetyurtseven.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Yıldız Teknik Üniversitesi&#8217; nde Araştırma Görevlisi olarak göreve başladım. Yüce Allah inş. Prof. olduğumuz dönemleri de görmemizi nasip eder.</p>
<p>Bundan sonra ne yapacağım konusuna gelirsek, inş. yenilenebilir enerji üzerine çalışma hayalim hala devam ediyor. Bu noktada güneş enerjisi ile bu işe başlayacağım inş. Çalışmalarımda sizlerle de paylaşacağım bir çok veri olacak beni takip etmeye devam edin.</p>
<p>Ahmet YURTSEVEN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2&#038;p=103</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Buyrun belki lazım olur&#8230;</title>
		<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=85</link>
		<comments>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=85#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Oct 2010 04:31:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doc</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyurtseven.com/web/?p=85</guid>
		<description><![CDATA[Mühendislik Denklem Çözümlerinde kullanılan programı aşağıdaki linkten indirebilirsiniz&#8230; http://rapidshare.com/files/423770842/Engineering_Equation_Solver_7___8_by_Luis.rar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mühendislik Denklem Çözümlerinde kullanılan programı aşağıdaki linkten indirebilirsiniz&#8230;</p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/423770842/Engineering_Equation_Solver_7___8_by_Luis.rar">http://rapidshare.com/files/423770842/Engineering_Equation_Solver_7___8_by_Luis.rar</a></p>
<p class="error">Boş reklam alanı (#2)!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2&#038;p=85</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yenilenebilir Enerjiden sonraki adım&#8230;</title>
		<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=68</link>
		<comments>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=68#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Sep 2010 19:46:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doc</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyurtseven.com/web/?p=68</guid>
		<description><![CDATA[Dün bir makale okudum. Yenilenebilir enerji hakkındaydı ama olayın çok daha ilginç bir yanını ele almışlardı. Hepimizin bildiği gibi yenilenebilir enerji dünya genelinde hızla yaygınlaşmaya başladı. Her ne kadar ülkemiz Yüce Rabbimiz &#8216;den bu konuda torpilli olsa da biz yine yapacağımızı yapıp gözümüzün önündeki altın tepsiyi göremiyoruz. Neyse konumuza dönelim; tüm dünya bu yenilenebilir enerjinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün bir makale okudum. <strong>Yenilenebilir enerji</strong> hakkındaydı ama olayın çok daha ilginç bir yanını ele almışlardı.</p>
<p>Hepimizin bildiği gibi yenilenebilir enerji dünya genelinde hızla yaygınlaşmaya başladı. Her ne kadar ülkemiz Yüce Rabbimiz &#8216;den bu konuda torpilli olsa da biz yine yapacağımızı yapıp gözümüzün önündeki <strong>altın tepsi</strong>yi göremiyoruz.</p>
<p>Neyse konumuza dönelim; tüm dünya bu yenilenebilir enerjinin bir ucundan tutmuş durumda bildiğiniz üzere, örnek verecek olursak: <strong>Almanya Güneş</strong> enerjisinde lider konumda, hakeza <strong>İspanya</strong> da öyle, <strong>Amerika Jeotermalde ve bio-kütlede</strong> lider, <strong>Norveç ve Danimarka dalga enerjisinde</strong> başı çekmekte,<strong> Fransa rüzgarda</strong> inanılmaz atılımlar içerisinde.</p>
<p class="error">Boş reklam alanı (#3)!</p>
<p>İnsan düşünüyor ya bu <strong>Japonlar</strong> ne iş yapıyorlar millet aldı yürüdü. Meğer bu çekik gözlü kardeşler olayı bir adım öteye götürmüşler, bakmışlar ki bütün dünya harıl harıl girişmiş bu yenilenebilir enerji işine bu piyasadaki pasta dilimi iyice ufalmış, çözümü yenilenebilir enerjinin yumuşak karnında bulmuşlar.<strong> &#8220;Enerji Depolama&#8221;.</strong></p>
<p>Yenilenebilir enerjinin en büyük sorunu <strong>sürekli</strong> bir şekilde <strong>aynı kapasitede</strong> enerji elde edilememesidir. Mesela Güneş enerjisi güneş olmadı mı çalışmaz, rüzgar desen esmezse <strong>1 watt </strong>çıkış vermez. Dalga desen hakeza öyle, hee belki <strong>jeotermal</strong> biraz kurtarıyor ama tüm jeotermalin de kapasitesi ortada kime yetsin. Bu noktadan sonrada bu sorunun çözümü en değerli fikir olarak ortaya çıkıyor.</p>
<p>Makalede anlatılana göre çözüm aslında eski bazı sistemlerden geçiyor. En basit çözüm olarak<strong> hidrolik</strong> akla geliyor. Üretebildiğiniz zaman ihtiyaçtan<strong> fazlasını üret</strong>ip bu üretilen enerjiyle <strong>suya potansiyel kazandır</strong>mak. Yani barajları tersine doldurmak.  :) komik dimi? Ama bu bir gerçek. Eğer güneşten elde ettiğiniz fazla enerjiyle barajları tersine doldurmaya başlarsak (baraj dedim de illa arkasında nehir olmasa da olur yüksek su deposu gibi bir şey) bu doldurulan suyu güneşin olmadığı zamanlar <strong>hidrolik enerji dönüşü</strong>müyle elektriğe çevirebiliriz.</p>
<p>Bir diğer çözümde <strong>havayı basınçlandırmak</strong>. Üretilen enerjiyi havayı basınçlandırmak için kullanırsak enerji ihtiyacı olduğu noktada bu basınçlı havayı <strong>türbinler</strong> sayesinde elektriğe çevirebiliriz.</p>
<p>Sizin anlayacağınız daha biz ilk adımı atamadan çekik gözler sonraki hamleyi çoktan planlamış ve işletmeye koymuş bile <img src='http://www.ahmetyurtseven.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Allah bize aydınlanma gücü versin. Bir an önce bu tren kaçmadan kendimize bir yer bulalım yoksa yine olay satın almak da bitecek.</p>
<p><strong>Ahmet YURTSEVEN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2&#038;p=68</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eleştiridir &#8211; YTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümüne</title>
		<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=55</link>
		<comments>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=55#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Sep 2010 08:39:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doc</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyurtseven.com/web/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Yıldız Teknik Üniversitesi &#8216;nden mezun oldum. Tam 4 senemi verdim şu okula. Yeni yönetim bir çok değişiklik ve gelişim sağladı. Ama en önemli ihtiyaç olan yeni bir öğrenci bilgi sistemini hala hayata geçiremedi. Bu eleştirim kesinlikle okul yönetimine değildir. Bu eleştirim Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünedir. Görüyorum ki 4 senedir değişen hiç bir şey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Teknik Üniversitesi &#8216;nden mezun oldum. Tam 4 senemi verdim şu okula.</p>
<p>Yeni yönetim bir çok değişiklik ve gelişim sağladı. Ama en önemli ihtiyaç olan yeni bir öğrenci bilgi sistemini hala hayata geçiremedi.</p>
<p>Bu eleştirim kesinlikle okul yönetimine değildir.</p>
<p>Bu eleştirim Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünedir.</p>
<p>Görüyorum ki 4 senedir değişen hiç bir şey olmadı. Hala öğrenciler gecenin bir yarısı ders seçme hevesiyle internette F5 tuşunu eskitiyorlar. USİS denilen bir öğrenci sistemi var okulda. Tarih öncesinden kalma bir sistem ve bu dönem de göçmüş durumda.</p>
<p>Her yıl kendine <strong>BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ(!)</strong> ünvanını yakıştıran yüzlerce genç okulun bu bölümünden mezun oluyor ve hala bu eski yıpranmış sistemi kullanmayı bu insanlara zeval görüyorlar. Mühendis dediğin insan sorunu görüp çözüm üretmeye odaklı olmalı. Bu okulun yıllardır bu şekilde bir sorunu var, ya hiç mi bir insan evladı çıkıp ben bu işi çözerim demiyor anlamıyorum. Eğer mühendislik ahlakını aldıysa bu çok değerli <strong>BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ(!)</strong> bu sisteme el atmalıydılar.</p>
<p class="error">Boş reklam alanı (#2)!</p>
<p>Hadi öğrenci milleti elini asla taşın altına sokmaz anladık. Ama bu bölümün bir de idari ve akademik kademesi var. Bu sorunu ele alıp pekala tüm bölüm öğrencilerine <strong>bitirme tezi</strong> olarak dağıtabilirler. Hadi tüm öğrencilere güvenmiyorsun. Belli bir ortalama yapmış veya bu konuda kendine güvenen hiç mi öğrencin yok.</p>
<p>Asıl sıkıntı bu zihniyette. Biz mühendis yetiştirmiyoruz. Biz mühendislik kültürünü öğrenciye vermiyoruz. Yıllardır tek yaptığımız şey akademik bir şeyler çalışıp sınava girmek. Ondan bu ülkenin patent sayısı yerlerde sürünüyor. Ondan bu ülke katma değer ve teknoloji üretemiyor. Sonra da neden gelişemiyoruz. 7&#8242;sinden 70&#8242;ine menfaatçi olmuş bir yaşam tarzını benimsemişiz.</p>
<p>Allah&#8217;tan niyaz ediyorum ki değişelim.</p>
<p>Bilgiyle aydınlanalım.</p>
<p>Donanım kazanalım yoksa bu ülkenin sonu hiç hayır değil.</p>
<p><strong>Ahmet YURTSEVEN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2&#038;p=55</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gemi İnşaat Sektörü Yeniden&#8230;</title>
		<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=41</link>
		<comments>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=41#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Sep 2010 09:23:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doc</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyurtseven.com/web/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;500 milyon dolarlık şipariş geldi, gemicilik krizden çıkıyor&#8221; Bugün gazetede böyle bir manşete rastladım. Haberin içeriğine baktım. 146 yeni gemi siparişi alındığını ve yeniden gemi inşa sektörünün canlanmaya başladığını yazıyordu. İçimden tüm umudumla &#8220;İnşallah&#8221; patlattım. Fakat sonra da düşünmeye başladım. Gerçekten de dünya son yüz yılın en büyük ekonomik krizinden geçiyor. Tabi ki ülkemize de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;500 milyon dolarlık şipariş geldi, gemicilik krizden çıkıyor&#8221; </strong></p>
<p>Bugün gazetede böyle bir manşete rastladım. Haberin içeriğine baktım. 146 yeni gemi siparişi alındığını ve yeniden gemi inşa sektörünün canlanmaya başladığını yazıyordu. İçimden tüm umudumla &#8220;İnşallah&#8221; patlattım. Fakat sonra da düşünmeye başladım. Gerçekten de dünya son yüz yılın en büyük ekonomik krizinden geçiyor. Tabi ki ülkemize de yoğun bir şekilde darbe vurmaya çalıştı şöyle ve ya böyle ucuz atlamayı başardık gibi gözüküyor.</p>
<p>Vel hasıl gemi sektörü de bu krizden en çok etkilenen sektör oldu. Geçtiğimiz gün tersane de çalışan bir büyüğümle sohbet ediyorduk. Hükümetin &#8220;<strong>HULL</strong>&#8221; ları yani alt tekne kısımları bitmiş ama ekonomik dar boğazdan dolayı tamamlanamayan gemiler için kredi vereceğini belki sektöre bir can gelebileceğini söylüyordu. Biliyorsunuz ki asıl dal olarak makine mühendisliğiyle okula girmiştim sonradan Çift lisans yaparak gemi inşaattan da mezun oldum. O zamandan beri inceliyor ve düşünüyorum. Bu sektör neden bu kadar <strong>pamuk ipliği</strong>ne bağlı diye.</p>
<p class="error">Boş reklam alanı (#3)!</p>
<p>Gemi inşa sektörü aslında deniz ulaşım ve taşımacılığına bağlı bir sektör. Yani birileri gemi istemeli ki biz de gemi yapalım. Baktığımızda kriz öncesi dünya 5.si olan ülkemiz krizde dibe vurdu. Şimdi ise yeniden eski yerini almaya çalışıyor. Fakat burada bir sorun var. Yani başka sektörlere baktığımızda örneğin otomotiv sektörünü ele alalım.</p>
<p>Krizde bu sektör de zarar gördü fakat kendini çok daha hızlı toparladı. Yani araçlar gemilerden ne kadar küçük olsalar da yapılan harcamalar neredeyse kafa kafaya.</p>
<p>Asıl sorun sektöre yeni bir soluk getirilmesi üzerine. Çözüm teknoloji üretmekten geçiyor.  Bir düşünsenize otomotiv firmaları sadece otobüs, kamyon ve de lüks spor araba üretiyor. Sizce bu kalemler bu sektörü bu krizden çıkarabilir miydi? Kesinlikle çıkaramazdı. Aslında gemi sektöründe de sıkıntımız bu bence. Otomotivde segmentlere ayrılmış olan ürünler her bütçeye uygun(belki de yanlış bir cümle kalıbı: yerine her fiyat aralığında denilebilir) şekilde üretilmekte. Gemi sektörüne baktığımızda böyle olmuyor ne yazık ki? Bireysel kullanıcı ya yönelik ürün üretemez durumdayız. Ya tanker, kuru yük vb. büyük ebatlarda (namı değer <strong>KAMYON</strong>), belki ufak çaplarda yolcu gemileri (namı değer <strong>OTOBÜS</strong>) ya da motor yatlar(namı değer <strong>SPOR ARABA</strong>) üretiyoruz. Nerede bunun ara sınıfları yok.</p>
<p>Dünyadaki enerji dönüşümlerine hızlı ve köklü bir şekilde ayak uydurmak için yoğun bir çaba harcayan, elektrikli yakıt pilli veya hibrit motor teknolojili otomotiv tasarımları gün geçtikçe artarken gemi sektöründe bu düşünceler fantazi boyutunu henüz geçememiş durumda. Tabi ki bir yandan yakıt tasarrufu ve emisyon değerlerini düşürmeyi amaçlayan çalışmalar desteklenmeli ama bir yandan da fosil yakıtları elimizin tersiyle itme planlarını yapmalıyız. Bu planları yapmasak bile pek önemi yok kısa bir süre sonra gemilerimizi çalıştıracak yakıtı bulamayınca bunları düşünmek zorunda kalacağız.</p>
<p>Bu konu da aslında çok daha fazla cümle sarf edilir ama şimdilik burada keselim. Katma değer üretmeyi hedeflemediğimiz sürece işin hamallığını yapan 3. sınıf dünya ülkelerinden ne farkımız kalacak sorarım size. Asıl amaç ürün üretmek değil teknoloji üretmekte.</p>
<p><strong>Ahmet YURTSEVEN</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2&#038;p=41</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz dibindeki nehir hikayesi</title>
		<link>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=33</link>
		<comments>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?p=33#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2010 07:36:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>doc</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyurtseven.com/web/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Bir haber sitesinde okudum. İngiliz Leed&#8217;s Üniversiteli araştırmacılar İstanbul Boğazı&#8217; nın Karadeniz çıkışına yakın yerde yaptıkları incelemede 37 km uzunluğunda deniz dibi nehri(akıntı alanı) bulmuşlar. Akıntı hızının 1.8 m/s olduğunu ve debisinin de 22000 m3/h olduğunu belirtmişler. Aslında ilginç olan buraya kadar olan kısmı değil. Sayfayı aşağıya doğru kaydırdım ve yapılan yorumlara bakmaya başladım. Her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir haber sitesinde okudum. İngiliz Leed&#8217;s Üniversiteli araştırmacılar İstanbul Boğazı&#8217; nın Karadeniz çıkışına yakın yerde yaptıkları incelemede 37 km uzunluğunda deniz dibi nehri(akıntı alanı) bulmuşlar. Akıntı hızının <strong>1.8 m/s</strong> olduğunu ve debisinin de <strong>22000 m3/h</strong> olduğunu belirtmişler.</p>
<p>Aslında ilginç olan buraya kadar olan kısmı değil. Sayfayı aşağıya doğru kaydırdım ve yapılan yorumlara bakmaya başladım. Her zaman ki gibi bazıları &#8220;Biz zaten bunu biliyorduk&#8221; bazıları da &#8220;Elin ingilizi ne yapıyor belli değil başına bizden gözlemci koydunuz mu?&#8221; gibi korku ve savunma odaklı laflar etmişler, ama içlerinden bir tanesi ne kadar işi bilmediğini bariz belli etse de &#8220;Uygun dişli sistemiyle akıntıdan elektrik elde edebiliriz, boşa akıp gidiyor.&#8221; demiş. Aslında önemli olan da işi bilmemesi değil, olaya bakış açısının ne kadar doğru olduğu ve halk için de<strong> &#8220;yenilenebilir enerji&#8221; (renewable energy)</strong> fikrinin benimsenmeye başlamasıdır bence.</p>
<p>Ama Türk halkının sevmediğim bir özelliği var. Doğru düşünür ama asla kolay kolay harekete geçmez. Molla Google &#8216;a girip yenilenebilir enerji yazın (ingilizcesi olanlar &#8220;Renewable energy&#8221; yazsın) bakın karşınıza nasıl siteler çıkacak. &#8220;<span style="color: #ff0000;">Yenilenebilir Enerji Yasası</span>&#8221;  çıktı çıkalı bir çok enerji firması kuruldu. Bunların en büyükleri arasında Zorlu Enerji, Doğuş Enerji, Aksa Enerji, Ağaoğlu Enerji, Çalık Enerji gibi isimler var. Yapılan işlere bakıldığında bir çoğu yenilenebilire önem vermeye çalışıyor fakat bir türlü gerekli patlamayı yapamıyorlar.</p>
<p class="error">Boş reklam alanı (#2)!</p>
<p>Peki <strong><span style="color: #ff0000;"><em>NEDEN?</em></span></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Aslında nedeni çok basit. Yenilenebilir enerji demek Allah&#8217;ın size verdiği bir nimet fakat bu nimeti de &#8220;Armut piş ağzıma düş&#8221; diyerek alamazsınız. Bazı külfetleri var. Rüzgarda rüzgar türbini, güneşte <strong>PV ( PhotoVoltaic )</strong> panelleri yani güneş gözeleri, akıntı da akıntı türbinleri, jeotermalde buhar türbinleri gibi. Bu cihazların yapımı da bir hayli teknoloji gerektiren işler. Ve maalesef bir reklamda vardı ya ondan uçağı , uyduyu , Köprüyü hep çocuklar yapıyor ama bizim çocuklarımız değil. İşte bunları da bizim çocuklarımız yapmıyor. Siz uğraşıp <a href="http://www.enerji.gov.tr" target="_blank">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı</a> &#8216;ndan <strong>Rüzgar enerjisi</strong> için ruhsat alıyorsunuz ve türbin sipariş ediyorsunuz türbinin teslim tarihi bir sene sonraya. Sizce verilen paraya ve zamana yazık değil mi?</span></span></p>
<p>Şöyle bir gerçeği de göz ardı etmeyelim. Bu bahsettiğimiz enerji türlerinin bir çoğunun kaynağı güneş, rüzgarı güneş sağlıyor, dalgayı rüzgar sağlıyor. Yani asıl ulaşmamız gereken kaynak güneş.</p>
<p>Almanya&#8217;nın güneş enerji potansiyeli bizim 1/6 mız kadar. Yani 6 kat daha fazla potansiyele sahip bir ülkede yaşıyoruz. Ve ne hikmetse güneş enerji sistemleri teknolojisi üretiminde dünyanın bir numarası Almanya. Ama neden diye haykırası geliyor insanın. Cevabı yine basit tamamen <strong>Politik</strong>. Devletler bazı teknolojileri öyle tekeline almış ki siz çalışmaya başlasanız bile engellemeye maruz kalacaksınız.  Ama çalışmak zorunda olduğunuz gerçeğini değiştirmemeli bu zorluklar.</p>
<p>Biz Türk Mühendisleri artık kariyer.net, yenibiris.com ve bilimum iş arama sitesinden cevap beklemekten bıktığımız an gelişmeye başlayacağız. İşsizlik problemini çözmesi için Devletin insafına kaldıysak vay bu memleketin haline. Bu sorunu bu beyinler çözecek başka bir şey değil.</p>
<p>Hep söylerim, yine söylüyorum. &#8220;Bu memleketin kalkınması ne doktorlarda ne de yöneticilerde, kalkınma Allah&#8217;ın yardımıyla Mühendislerin elindedir.&#8221;</p>
<p><strong>Ahmet YURTSEVEN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyurtseven.com/tr/?feed=rss2&#038;p=33</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

